hepimiz, dört milyar yıllık bir evrim selinin ardından, olası sonsuz boşluğun içinde savrulurken, tek bir yüzen kayanın üstünde evrimleşmiş maymun kostümü giymiş bir grup
İnsan eylemlerinin temelinde benlik sevgisi (amor sui) ve kişisel çıkar güdüsü olduğu tezi, ahlak felsefesinin en eski ve en tartışmalı sorunlarından biri olan evrensel
‘’Tüm filozofların ortak bir yanılgısı vardır, şimdiki zamanın insanını çıkış noktası olarak alırlar ve hedefe de bu insanın analizi yoluyla varacaklarını düşünürler. Filozofun insan
sosyal kimlik bir hataydı. insan, dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren etiketlerle kuşatılır. bir isme, bir cinsiyete, bir dine, bir millete, bir ideolojiye ait kılınır.
biz, kendi varlığına bile tam kanaat getiremeyen kırılgan bir bilinç taşıyoruz. bir avuç etin içine sıkışmış sonsuzluk arzusu. ne yıldızlar kadar uzağız ne toprak
basit bir gerçeği anlayamıyorsun: sen basitsin. dünyaya geldiğinde bir ismin yoktu. saf bir varoluştun. karnında düğümlenmeler olmaz, içsel çaresizlikler yaşamaz, kayıp hissine kapılmazdın. değersiz,
bu ölü ve suskun maddelerle dolu, ışığını yitirmiş bir evrende, imkânsız bir sapma olarak belirdim: bilinç. karanlık, sıcak ve ıslaktı. yüzüme birden ışık vurdu.