İnsan ve Toplumun Felsefi Doğası Giriş Felsefe, çoğu zaman akademik kurumların duvarları içinde sınırlanmış, soyut ve uzak bir uğraş olarak algılanır. Ancak bu algı,
Barok ve Rokoko, sanatın estetik dönüşümlerinden çok, iktidarın kendini sahnelediği dönemlerdir. Barok, dramatik ışık-gölge oyunları, dinamik kompozisyonları ve teatral mimarisiyle mutlak gücü görünür kılar.
Jacques Lacan, Arendt gibi, 1941-1945 yılında yeryüzünde cehennemi yaratmış olan Nazi Almanya’sının toplama kamplarını yazılarında ve özellikle etik üzerine olan seminerlerinde analizinin merkezine koymuştur.
“ Sanat, yalnızca bir estetik değil; iktidarın en güçlü söylemidir. ” Sanat, İktidar ve Uluslararası İlişkiler Antik Roma sanatı, yalnızca bir medeniyetin estetik anlayışını
Rönesans dönemi, yalnızca klasik estetiğin yeniden keşfi değil; aynı zamanda iktidarın meşruiyetini görsel yollarla yeniden kurduğu bir çağdır. Sanat, bu dönemde salt bir güzellik
İnsan, her şeyi sorgulayabilme gücüne sahip ama temellendiremeyecek kadar zayıf bir varlıktır. Bu yüzden bu yazı da dâhil her konuşma, fikir boşluğunu ve boşunalığı
Modern psikoloji ve psikiyatri, artık yalnızca bireyin ruhsal sağlığını ele alan bilimsel alanlar değil, kapitalist üretim ilişkilerinin hizmetine giren ekonomik araçlara dönüşmüştür. Klinik uygulamalar,
Öz Bu yazıda, insan ilişkilerinde tam anlamanın olanaksızlığı fikrini, matematiksel bir yaklaşım olan Taylor serisi üzerinden kurduğum bir analojiyle tartışıyorum. Ancak analojilerin doğası gereği
C. M. Kosemen’s speculative evolution tale All Tomorrows (2006) narrates the future of humanity across a billion-year arc. The story opens with an attempt to escape
C.M. Kösemen’in All Tomorrows (2006) adlı spekülatif evrim öyküsü, insanlığın bir milyar yıla yayılan geleceğini ele alır . Hikâye, Dünya’nın ekolojik ve sosyal sorunlarından