İnsan ve Toplumun Felsefi Doğası Giriş Felsefe, çoğu zaman akademik kurumların duvarları içinde sınırlanmış, soyut ve uzak bir uğraş olarak algılanır. Ancak bu algı,
“ İktidar, Tanrı’nın yeryüzündeki gölgesidir. ” İlahi Gücün Estetik Temsili Uluslararası İlişkiler’de meşruiyet, hegemonya ve normların yayılması yalnızca diplomatik belgeler ya da askeri hamlelerle
Barok ve Rokoko, sanatın estetik dönüşümlerinden çok, iktidarın kendini sahnelediği dönemlerdir. Barok, dramatik ışık-gölge oyunları, dinamik kompozisyonları ve teatral mimarisiyle mutlak gücü görünür kılar.
Jacques Lacan, Arendt gibi, 1941-1945 yılında yeryüzünde cehennemi yaratmış olan Nazi Almanya’sının toplama kamplarını yazılarında ve özellikle etik üzerine olan seminerlerinde analizinin merkezine koymuştur.
“ Sanat, yalnızca bir estetik değil; iktidarın en güçlü söylemidir. ” Sanat, İktidar ve Uluslararası İlişkiler Antik Roma sanatı, yalnızca bir medeniyetin estetik anlayışını
Spinoza ve Ahlak Modern dönemde genellikle Panteizm ile özdeşleştirilen Spinoza için Panenteist ve Ateist bir fikir tekamülü mevcuttur. Özellikle Robert Misrahi, Spinoza’ nın bu Tanrı modelini açıklarken “ Maskeli bir Ateizm”
Eristik; kazanma amacı güden tartışma bilgisidir, yani hakikati aramaktan çok galip gelmeyi hedefleyen bir söylem biçimidir. Diyalektik ise, kökeni “dialegesthai” sözcüğüne dayanan ve karşılıklı
🖋 Lyotard’ in söylemiyle üst değerlerin( Örneğin ahlak sistemleri) yıkılması anlamına gelen Postmodern durum, genellikle Alman İdealizminde Friedrich Wilhelm Nietzsche ile; Fransız Felsefesinde ise Henri Bergson ile özdeşleştirildiğini görürüz. 🖋 Ancak söyleyebiliriz ki, bireyin merkeze
🖋 Uygar bir toplumun doğuşundan önce henüz birleşmemiş olan insanların bir sözleşme ile özgürlüklerini bir iktidara devretmiş olması, genellikle özgürlüklerin kısıtlanması ve kolektif bir şekilde kendiliğin
David Lynch’in 1980 yılında çektiği The Elephant Man filmi, başkarakteri itibarıyla iç ısıtan kült bir film olmasından öte, değindiği çeşitli sosyolojik ve psikolojik konularla