‘’Tüm filozofların ortak bir yanılgısı vardır, şimdiki zamanın insanını çıkış noktası olarak alırlar ve hedefe de bu insanın analizi yoluyla varacaklarını düşünürler. Filozofun insan
1. Anarko-Primitivizmin Felsefi Panoraması 1.1. Tarihsel ve Felsefi Öncülleri Primitivizmin kökleri modern bir olgu olmaktan ziyade, Aydınlanma felsefesinde ortaya çıkan ve Frankfurt Okulu’nun eleştirel
sosyal kimlik bir hataydı. insan, dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren etiketlerle kuşatılır. bir isme, bir cinsiyete, bir dine, bir millete, bir ideolojiye ait kılınır.
basit bir gerçeği anlayamıyorsun: sen basitsin. dünyaya geldiğinde bir ismin yoktu. saf bir varoluştun. karnında düğümlenmeler olmaz, içsel çaresizlikler yaşamaz, kayıp hissine kapılmazdın. değersiz,
bu ölü ve suskun maddelerle dolu, ışığını yitirmiş bir evrende, imkânsız bir sapma olarak belirdim: bilinç. karanlık, sıcak ve ıslaktı. yüzüme birden ışık vurdu.
Friedrich Nietzsche’nin felsefi mirası içinde, belki de en sarsıcı, en ağır ve en yanlış anlaşılan düşünce “bengi dönüş”tür. Nietzsche’nin kendisinin “en derin düşüncem” olarak
19. yüzyıl Alman felsefesi, Hegel’in devasa sisteminin gölgesinde şekillenirken, bu gölgeden sıyrılarak felsefe tarihine adını provokatif ve yıkıcı bir dille yazdıran bir düşünür ortaya
Her gün kendimiz ve çevremizdeki insanlar hakkında düşünürken kullandığımız temel bir dil vardır. “Ali’nin yağmur yağacağına inandığını“, “Ayşe’nin dondurma istediğini” veya “canımın acıdığını” söyleriz.
Yazar: Benjamin Libet Çeviren: Düşünen Şey Bu soruya deneysel bir yaklaşımla yaklaştım. Özgürce gönüllü eylemler, eylemden 550 milisaniye önce başlayan belirli bir elektriksel değişimle