İnsan ve Toplumun Felsefi Doğası Giriş Felsefe, çoğu zaman akademik kurumların duvarları içinde sınırlanmış, soyut ve uzak bir uğraş olarak algılanır. Ancak bu algı,
Giriş İnsanın evreni anlamlandırma çabası, temel olgular üzerinden şekillenir. Bu olgular, kimi zaman ideal olarak konumlandırılır; insan, varoluşunu kavrayabilmek için bu ideali hedef edinir.
“İnsan bu bedenin, bu koca bebeğin esiri olduğuna inanamıyor. Onu beslemek,yatağa yatırmak ve tuvalete götürmek zorundasın. Daha iyisinin icat edilememiş olmasına inanmak istemiyor insan.
Giriş Teistik geleneklerde Tanrı çoğunlukla “en” olan olarak tanımlanır: en kudretli, en bilge ve her şeyin yaratıcısı. Bu tanım, Tanrı’nın yaratılmamış, ezelî ve mutlak
Bazı şeyler sadece bir başlığı hak eder, oysaki içeriğin hiçbir türlü bir başlığa toplanamayacağı anlar vardır. Platon’da da ara sıra görüldüğü gibi belki de
Aldığınız hamburgerin bir sömürünün ürünü olabileceği fikri, muhtemelen bir fast food zincirinde masumca siparişinizi beklerken aklınıza gelmeyecektir. Ne de olsa yaptığınız bu eylem, mevcut
İnsan ve Toplumun Felsefi Doğası Giriş Felsefe, çoğu zaman akademik kurumların duvarları içinde sınırlanmış, soyut ve uzak bir uğraş olarak algılanır. Ancak bu algı,
Bilimin felsefeyi “öldürdüğü” iddiası sıkça dile getirilen, fakat çoğunlukla aceleyle kurulmuş bir önermedir. Çünkü bilim adamlarının bilimi bu şekilde uygulamak için her zaman nedenleri
İnsan eylemlerinin temelinde benlik sevgisi (amor sui) ve kişisel çıkar güdüsü olduğu tezi, ahlak felsefesinin en eski ve en tartışmalı sorunlarından biri olan evrensel